Ben uykumun arasında 3 kere tabanca sesi duydum
Ben uykumun arasında 3 kere tabanca sesi duydum. Olanları görmedim. Sonradan öğrendim. Birazını meteden, birazını berrinden, birazını başkalarından…
Bölük pörçük. Anlatılan parçaları kafamda yavaş yavaş birleştirdim. Ortaya bu manzara çıktı. İnsanları yargılamak en kolayı. Önemli olan anlıyabilmek! Oysa insanlar birbirlerini anlamak yerine yargılamayı tercih ederler, bu daha kolay gelir…
Onların böyle davranmasının sebebi, korkuyor olmalarıdır. Evet, her olayda her zaman bir suçlu bir kabahatli mutlaka vardır. Ama hepsinin arkasında anlaşılamamış, kendini başkalarına bir türlü doğru ifade edememiş insanlar vardır. Her son yeni bir başlangıçtır.
Çünkü en karanlık sonlarda bile hayatı devam ettirecek bir tohum vardır. O tohumun adı İNSANDIR: Herkesin bir son olarak gördüğü bu olayın annemin hayatında nelerin başlangıcı olduğunu kimsecikler bilmiyordu…
Cami avlularındaki güvercinlerin
Cami avlularındaki güvercinlerin göğün mavisinden bir anda geçip gidiveren kırlangıçların ağaç dallarında oynaşan serçelerin sığırcıkların kargaların kumruların yüreği vardır bilir misiniz? Ama kitaptan değil hayattan bilir misiniz? Bir kuşu avuçlarınızda tuttuğunuz zaman yüreğinin çarptığını hissedersiniz. Avucunuza sıkışmış gözlerinize bakarken yüreğindeki korkuyu hissedersiniz. Anneme her sarılışımda onun yüreğinin çarptığını hissederim. Korkuyorsa bunu anlarım. Seviniyorsa bunu anlarım. Annemin o gün yüreği sevinçle umutla çarpıyordu bunu anlamıştım.
Biz serçe kuşları
Biz serçe kuşları gene bir aradaydık. Ama bu defa hüzün doluyduk yorgundukkederliydik. Ama bir birimizin sıcaklığını hissetmek sarılmak koklamak güzeldi. Bize iyi geliyordu. İçimizi tazeliyor bizi diriltiyordu. Biz aileydik. evet yaralıydık. Parçalanmıştık.
Ama yüreğimizin taa derinlerinde tek bir parça bir bütün olduğumuzu hissediyorduk. Annemizin tek kaygısı bu bütünlüğü zedelememekti. O gün kahvaltıda söze bir türlü başlayamamasının sebebi de buydu.